Hakkımızda Projelerimiz Basın Bildirilerimiz

 

"ÖLÜDENİZ VE ÇEVRESİNİN KORUNMASI" PROJESİ UYGULAMA MERKEZİ, AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜDAV KATKILARIYLA ÖLÜDENİZ - KUMBURNU' NDA AÇILIYOR.
TÜDAV, Genç Kaşifleri Deniz Bilimcilerle Buluşturuyor

Türk Denizlerinde Kaç Tür Balina Bulunur?
Balıkçılık Sezonu 1 Eylül'de Başlıyor, TÜDAV Uyarıyor
ÖLÜDENİZ'DE BİR İLK "KELEBEKLER VADİSİ'NDE İMZA GÜNÜ"
"Yaşamın Kaynağı, Geleceğin En Değerli Varlığı Su Tartışılıyor"
TÜDAV Ölüdeniz'de Sualtı Fotoğraf Yarışması Düzenledi, 2003 Yılı Çevre Ödülleri Sahiplerini Buldu
TÜDAV Kelebekler Vadisi'nin Kelebeklerini Tanıtıyor...
Çanlar Karadeniz İçin Çalıyor, Karadeniz Can Çekişiyor
EGE ÜNİVERSİTESİ'NDEN ARAŞTIRMACILAR KELEBEKLER VADİSİ'NİN BİTKİ ÖRTÜSÜNÜ KEŞFE ÇIKIYOR TÜDAV DESTEK VERİYOR
KARADENİZ,AKDENİZ VE ATLANTİK SINSIRDAŞ BÖLGELERDE YAŞAYAN DENİZ MEMELİLERİNİN KORUNMASINA DAİR ANLAŞMANIN 2. BİLİMSEL KOMİTE TOPLANTISI


 

 

 


"ÖLÜDENİZ VE ÇEVRESİNİN KORUNMASI" PROJESİ UYGULAMA MERKEZİ, AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜDAV KATKILARIYLA ÖLÜDENİZ - KUMBURNU' NDA AÇILIYOR.

Plajı, lagünü, ada ve adacıklarıyla Ölüdeniz, Akdeniz'in en güzel kıyılarının başında yer alır. Yılda yaklaşık bir milyon turistin tatil yaptığı bu kıyılarda bazı çevresel sorunlar da yaşanmaktadır.

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV), 1999 - 2000 yıllarında Muğla Valiliği ile birlikte yaptığı çalışmalara dayanarak, 2002 yılında Avrupa Komisyonu Üçüncü Ülkeler Çevre Programına kapsamlı bir çevre projesi sunmuştur. Avrupa Birliği, konunun önemi nedeniyle Türkiye'den sunulan projeler içinden sadece Ölüdeniz projesini destekleme kararı almıştır. İki yıl sürecek projede aşağıdaki çalışmalar gerçekleştirlecektir:

  • Ölüdeniz kıyısında "Proje Uygulama Merkezi" oluşturularak burada kurulacak laboratuvar ile iki yıl boyunca deniz suyu izleme çalışmaları yürütülecektir. Bu merkez, iki yıl boyunca diğer etkinlikleri de yönlendiren bir araştırma birimi olarak hizmet verecektir.
  • Denizde muhtemel kirlilik hallerinde yerel yöneticileri uyaran bir alarm sistemi oluşturulacaktır. Bu amaçla verileri analiz eden bilgisayar programı hazırlanacak, yapılan analizler sonucunda sınır değerlerin aşılması halinde bilgisayardan otomatik olarak uyarı alınacaktır.
  • Bölgenin çevre yönetimine ilişkin olarak Türkiye'nin ulusal yasal mevzuatı ile taraf olduğu uluslararası antlaşmalar ayrıntılı olarak kitapçık haline getirilerek, kamuoyunun ve karar mekanizmalarının bilgilendirilmesi sağlanacaktır.
  • Çevre duyarlılığını artırmak için okullarda, resmi kurumlarda, sivil toplum kuruluşlarında ve özel kuruluşlarda çevre eğitim seminerleri verilecek; bu amaçla yetişkinler ve çocuklar için kitaplar hazırlanıp dağıtılacaktır.
  • Proje süresince turizm sezonunun başında ve sonunda ulusal ve yerel düzeyde toplantılar düzenlenerek, sektörlerarası iletişim ve işbirliğinin güçlendirilmesi sağlanacaktır.
  • Ölüdeniz kıyılarına ait deniz ve kara biyoçeşitliliği saptanarak nesli koruma altındaki bitki ve hayvan türleri ortaya konularak koruma stratejileri belirlenecektir.
  • Bölgedeki turizm çeşitliliğini sağlamak için kara alanlarındaki güzelliklerin de tanıtılması çerçevesinde, başta Kelebekler Vadisi olmak
    üzere kitaplar ve haritalar hazırlanacaktır.
  • Proje süresince yapılan çalışmalara ait filmler çekilecek, projeyi tanıtıcı kampanyalar yapılacak ve ayda bir plajlarda çöp toplama gibi çevreci etkinlikler düzenlenecektir.

Akdeniz ve ülkemizin cennet köşelerinden birini teşkil eden Ölüdeniz'in, tarihi ve doğal güzellikleriyle, turizm zenginliklerinin en uygun şekilde kullanılarak korunması; bu gizli köşenin bugünkü ve gelecek kuşaklara daha sağlıklı bir şekilde miras bırakılmasında önemli işlevler görecek olan uygulama merkezini kurduk ve araştırma laboratuvarını devreye soktuk. 14 Mart 2003 de, saat 11 00 de Ölüdeniz Kumburnu mevkiindeki merkezimizin açılışına basınımızı ve ilgilileri bekliyoruz.

Prof. Dr. Bayram ÖZTÜRK
TÜDAV Başkanı

 

20 Ağustos 2003

TÜDAV, Genç Kaşifleri Deniz Bilimcilerle Buluşturuyor

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV), 10-16 yaş arası çocuk ve gençler için 04-31 Ağustos tarihleri arasında Ölüdeniz'de ücretsiz bir yaz kampı düzenleyecek. Avrupa Birliği'nin Life Programı kapsamında Türkiye'de tek destek verdiği proje olan "Ölüdeniz Lagünü ve Çevresi'nin Korunması Projesi" ni yürüten TÜDAV bu etkinlikle gençlere denizleri koruma bilincini aşılamayı hedefliyor. Geleceğin kaşifleri kamp kapsamında denizle iç içe zaman geçirirken bir yandan da yeni şeyler öğrenmenin keyfini yaşayacak. Birer haftalık dört ayrı kamp döneminden oluşan kampa Fethiye' li çocuk ve gençlerin yanı sıra Fethiye'ye tatil için gidenler de katılabilecek.

TÜDAV'ın Mobidik Dergisi'yle ortaklaşa düzenlediği kampta katılımcılara deniz canlıları tanıtılacak, canlıları doğal ortamlarında gözlemleme fırsatı sunulacak ve denizleri korumanın önemi anlatılacak. Birçok çocuk ve genç hayatlarında ilk defa bilimsel bir kampta deniz suyunu, bitkileri, mikroorganizmaları inceleyecek ve denizbilimcileri çalışma ortamlarında gözlemleme fırsatı bulacak. Kıyı gezileri ve keyifli yüzme etkinlikleriyle renklenecek kampta katılımcılar çeşitli kitap ve haritalardan faydalanabilecek ve TÜDAV tarafından onlar için özel olarak hazırlanan "Bizim Denizlerimiz" kitabına sahip olacaklar. 4-10 Ağustos, 11-17 Ağustos, 18-24 Ağustos, 25-31 Ağustos tarihleri arasında birer haftadan oluşacak dört ayrı kamp döneminde eğitim programı, Pazartesi sabahı başlayacak, Pazar akşamı sertifika töreniyle son bulacak.

Kamp hakkında açıklama yapan TÜDAV Başkanı Prof. Bayram Öztürk, "Bu Türkiye'de ilk kez yapılacak bir etkinlik. Çocuklara deniz ortamını, canlıları yakından tanıma ve inceleme fırsatı sunacağız.Onlara deniz koruma bilincini aşılamak bizim için büyük önem taşıyor. Bu çalışmayı çocuklara yönelik bir keşif dergisi olan Mobidik ile birlikte yürütmek de bize ayrı bir keyif veriyor." dedi.

TÜDAV 2003 yılının Şubat ayından bu yana ""Ölüdeniz Lagünü ve Çevresi'nin Korunması Projesi" ni yürütüyor. Bu proje Avrupa Birliği'nin Life Programı kapsamında Türkiye'de destek verdiği tek proje olma özelliğini taşıyor. TÜDAV, bu projeyle Akdeniz'in en güzel ve en özellikli kıyılarından biri olan Ölüdeniz' in zengin canlı topluluğunun korunmasını hedefliyor.

 

 

 


21 Ağustos 2003

Türk Denizlerinde Kaç Tür Balina Bulunur?

"Deniz Canlıları Rehberi" çıktı

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV), denizlerdeki yaşamla, sualtıyla ilgilenenler ve araştırmacılar için önemli bir başvuru kaynağı olacak "Deniz Canlıları Rehberi" 'ni yayımladı. Prof. Dr. Bayram Öztürk, Yrd. Doç.Dr. Bülent Topaloğlu ve Dr. Ayhan Dede tarafından hazırlanan kitapta Türkiye'de yaşayan deniz canlıları tanıtılıyor. Kitap, denizlerdeki yaşamın tanınmasına katkı sağlamakla kalmıyor, korunması gereken türler için de bir veri tabanı oluşturuyor.

Deniz Canlıları Rehberi'nde Türkiye'nin görülmeyen, bilinmeyen sualtı zenginlikleri gözler önüne seriliyor.Türkiye'de yaşayan 160 türün fotoğraflarıyla yer aldığı kitap, özellikle biyolojik çeşitliliğiyle dikkat çeken Ege ve Akdeniz'de yaşayan deniz canlıları hakkında ayrıntılı bilgi içeriyor. Kitapta balinalardan foklara, omurgasız canlılardan deniz kaplumbağalarına kabuklulardan deniz çayırlarına kadar birçok tür tanıtılıyor.

Kitap hakkında açıklama yapan TÜDAV Başkanı Prof. Bayram Öztürk, "Bu çalışmayı hazırlarken Türk denizlerindeki zengin biyolojik çeşitliliği belgelemeyi ve korunması gereken türlere dikkat çekmeyi amaçladık. Kitap bu alandaki kaynak kitap eksikliğine ve yabancı yayın hakimiyetine de son vermiş oldu." dedi.

TÜDAV Genel Sekreteri Yrd. Doç. Dr. Bülent Topaloğlu ise " Kolay taşınabilecek şekilde tasarladığımız Deniz Canlıları Rehberi sualtı meraklıları ve dalgıçlar için bir el kitabı niteliği taşıyor. İnsanlar sualtında gözlemledikleri türleri bu rehber sayesinde anında teşhis edebilir, sualtında karşılaştıkları canlının özelliklerini okuyabilirler." dedi.

Deniz Canlıları Rehberi'nin en son bölümünde korunması gereken türlere ilişkin bir liste ve bu konuda çalışan kurum ve kuruluşların telefon numaraları da bulunuyor. "Deniz Canlıları Rehberi", TÜDAV'ın İstanbul, Ankara ve Ölüdeniz ofislerinden temin edilebilir.

 

 

 


Balıkçılık Sezonu 1 Eylül'de Başlıyor, TÜDAV Uyarıyor

Tekneler yenilendi, ağlar onarıldı, balıkçılar 1 Eylül'de denize açılmak için tüm hazırlıklarını tamamladı.Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) da yeni sezonda da yıllardır yapılan hataların tekrarlanmaması için çalışmalarını tamamladı. Türkiye'de balıkçılığın devamı, balık stoklarının sürdürülebilir şekilde kullanılması ancak kontrollü ve kurallara uygun avcılık yapılmasına bağlı. Oysa Marmara Denizi'nde yıllardır yasak olmasına rağmen trol avcılığı hala kaçak olarak sürüyor. Asla kullanılmaması gereken yöntemler balıkçılığın sonunu hazırlıyor. Yasadışı balıkçılık önlenmeli, sürdürülebilir balıkçılık bir an önce hayata geçirilmeli.

Türkiye'de Kıyı Balıkçılığı Tehlikede...
Çanlar Soyu Tükenen Türler İçin Çalıyor...

Balıkçılık konusunda gelişmiş ülkelerde, avcılık teknikleri ve av araç gereçleri çeşitli standartlarla belirleniyor. Oysa ülkemizde bu tür standartlar söz konusu değil. Olanlarda balıkçılar tarafından dikkate alınmıyor. Hem alışılagelmiş sınırların olmaması hem de varolan yasaklara uyulmaması Türkiye'de kıyı balıkçılığını tehdit ediyor. TÜDAV Başkanı Prof. Bayram Öztürk, balık kaynaklarının sürdürülebilir şekilde kullanılması ve avcılığa paralel olarak üretimin arttırılması için çevreye duyarlı, biyolojik çeşitliliği koruyacak av araçlarının seçilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yasadışı avlama yöntemleri yüzünden soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan türlere de dikkat çeken Prof. Öztürk, "Karadeniz'de kalkan, mersin balığı gibi türlerin korunması için çaba sarfedilmeli, balık stoklarının devamı için özel koruma alanları oluşturulmalı" dedi.

Türk Balıkçılarının Açık Denizlere Açılma Vakti Geldi
Türkiye'deki av tekneleri yeterli ölçüde gelişmiş olmasına rağmen, açık deniz balıkçılığı hala yapılmıyor. Açık deniz balıkçılığının gerçekleşmemesi, karasularımızda yoğun olarak avcılık yapılmasına neden oluyor. Bu durum ülkemizin mevcut su ürünleri stokları üzerinde aşırı bir av baskısı oluşturuyor. TÜDAV Yönetim Kurulu Üyesi Saadet Karakulak, "Su ürünleri stokları üzerindeki bu baskıyı azaltabilmek için, öncelikle açık deniz balıkçılığının geliştirilmesine yönelik uluslar arası platformda işbirliklerinin yapılması gerekiyor" dedi.

Yabancı Ülkelerin Balık Stokları Kiralanmalı
Doğu Akdeniz'de gırgır balıkçılığı gelişmemiş ülkelerin avcılık kotaları kiralanarak Türk balıkçılarına yeni av sahaları açılabilir. Uluslar arası düzeyde yapılacak balıkçılık anlaşmaları sektöre yeni bir soluk getirecektir.

 

 

 

ÖLÜDENİZ'DE BİR İLK
"KELEBEKLER VADİSİ'NDE İMZA GÜNÜ"


Doğanın eşsiz harikalarından biri olan Kelebekler Vadisi farklı bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) araştırmacılarından Rıfat Kılar "Kelebekleri Vadisi Kelebekleri" kitabını 17 Eylül 2003 Çarşamba günü Kelebekler Vadisi'nde imzalayacak. Kelebekler Vadisi üzerine yazılan bir rehber niteliğindeki kitap, vadide yaşayan 85 tür kelebeği tanıtmakla kalmıyor, Türkiye'nin eko-turizm çeşitliliğinin boyutlarını da gözler önüne seriyor. Rıfat Kılar'ın yılların birikimini dört senelik bir çalışmayla birleştirerek oluşturduğu eser, bugüne kadar bozulmadan kalabilmiş dünyadaki nadir doğal alanlardan biri olan Kelebekler Vadisi'ni gezmek isteyenlere yardımcı olacak şekilde tasarlanmış.

Bölgesel biyolojik özellikler taşıyan bitki ve hayvan populasyonlarını, doğal ortamlarında bir arada görme ve gözlemleme imkanı sunan Kelebekler Vadisi'ne her Çarşamba günü gezi düzenleyen Rıfat Kılar, imza gününü de bölgede gerçekleştirerek sadece kitabına değil, bir ilke de imza atıyor.
Kılar, " TÜDAV'ın önderliğinde gerçekleştirdiğim bu çalışma benim için çok büyük önem taşıyor. 1978'den bu yana sürdürdüğüm araştırma ve çalışmaların meyvesini görmek çok heyecan verici." dedi.

TÜDAV'ın Avrupa Birliği Life programı tarafından desteklenen "Ölüdeniz Lagünü ve Çevresinin Korunması Projesi" kapsamında yayınladığı kitapta, kelebeklerin renkli resimleri yer alıyor ve türlere ilişkin ayrıntılı bilgiler veriliyor. Kelebeklerin çoğalmalarının, beslenmelerinin, görülme zamanlarının anlatıldığı kitapta endemik türler ayrıntılı olarak tanıtılıyor. Konuyla ilgili açıklama yapan TÜDAV Başkanı Prof. Bayram Öztürk, "Bu kitapla bölgenin tanınmasına ve korunmasına katkı sağladığımız için mutluyuz" dedi. Kelebekler Vadisi'nde imza günü düzenlemenin birçok anlam taşıdığını vurgulayan Öztürk, amaçlarının dikkatleri bu bölgeye çekmek olduğunu belirtti.

Kelebekler Vadisi, başta 85 tür kelebek olmak üzere, böcekler ve diğer canlıları içeren yüzlerce türü kapsıyor. Kelebeklerin sergiledikleri güzelliklerin ve değişik yaşam formlarının gözlenebildiği vadi dünyanın dört bir yanından gelecek olan eko-turizm tutkunlarını ağırlamak için büyük bir potansiyele sahip.

 

 

 

"Yaşamın Kaynağı, Geleceğin En Değerli Varlığı Su Tartışılıyor"

TÜDAV ve Hacettepe Üniversitesi Dünya Gündemindeki Su Kaynaklarının Kullanımını Masaya Yatırıyor

İnsanın en vazgeçilmez ihtiyacı su, uygarlık tarihi boyunca savaşlara neden oldu, medeniyetlere şekil verdi. 2003 yılını "Uluslararası Tatlı Su Yılı" ilan eden Birleşmiş Milletler'e göre 21. yüzyılın en büyük sorunlarından biri susuzluk olacak. Dünya ciddi bir susuzluk sorunuyla yüz yüze gelecek. Bu gerçeklikten yola çıkan Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) ve Hacettepe Üniversitesi, "Ulusal Su Günleri 2003 Sempozyumu" düzenliyor. 1-2-3 Ekim tarihlerinde Ankara'da gerçekleşecek toplantıya Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ev sahipliği yapacak. Devlet yetkililerinin, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının, özel sektör temsilcilerinin ve araştırmacıların katılacağı 1 Ekim günü saat 10:00'da başlayacak toplantıda "su" tüm boyutlarıyla ele alınacak. Bu boyutlar içerisinde su kalitesi, su kirlenmesi, balıkçılık, su ürünleri yetiştiriciliği ve benzeri su ile ilgili konular ağırlıklı yer tutacak.

Tatlı su, insanların hayatta kalabilmesi, sağlıklı eko-sistemler ve sürdürülebilir kalkınma için en önemli kaynağı oluşturuyor. Yeterli olmayan su yönetimi politikaları, kirlilik ve aşırı tüketim, bütün dünyada tatlı su kaynaklarının kalitesinde ve miktarında düşüşe yol açıyor. TÜDAV ve Hacettepe Üniversitesi'nin ortaklaşa düzenlediği Ulusal Su Günleri Sempozyumu'nda Ortadoğu gibi yüzyıllardan bu yana su sorunlarıyla boğuşan bir bölgenin komşusu Türkiye'nin yapması gerekenler tartışılacak. Sempozyumda su kaynaklarının kullanımında oluşturulması gereken bilimsel temele dayalı politikalara esas olabilecek veriler ele alınacak ve yorumlanacak. 61 bildirinin sunulacağı sempozyumda konularının uzmanı akademisyenler sürdürülebilir kalkınma için suyun ve su canlılarının korunmasının önemini kendi perspektiflerinden anlatacaklar. Sempozyumda ayrıca Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde su konusundaki mevcut durum ve hedefler tartışılacak. Üç gün sürecek sempozyumun ilk gününde "Sularda İz Bırakanlar 2003" ödülleri de sahiplerine takdim edilecek.

Ulusal Su Günleri Sempozyumu, bütün dünya ülkelerinin su kaynaklarının çeşitli sektörler açısından doğru kullanılması konusunda aldığı önlemleri gözler önüne sererken, Türkiye'nin de yapması gerekenleri vurgulayacak. Cumhuriyet'imizin 80. yılını kutladığımız bu günlerde, Türkiye'nin su kaynaklarının geleceğe bilimsel politikalarla taşınması gerekiyor. Dünyada 1,2 milyar insanın içecek suyu olmadığını, her gün 6 bin çocuğun kirli sular yüzünden öldüğü düşünüldüğünde Türkiye'nin su kaynakları ve su ürünlerine yönelik politikalarını ajandasının baş sayfalarına alması gerekiyor. Çünkü yapılan tahminlere göre 2025'te dünya nüfusunun üçte ikisi yani 5,5 milyar insan su sıkıntısı çekecek.

 

 

TÜDAV Ölüdeniz'de Sualtı Fotoğraf Yarışması Düzenledi
2003 Yılı Çevre Ödülleri Sahiplerini Buldu

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı, Ölüdeniz ve Çevresi'nin biyoçeşitliliğinin kamuoyuna aktarılması, Ölüdeniz'in korunması ve deniz canlılarının tanıtılması amacıyla 18-19 Ekim 2003 tarihlerinde Ölüdeniz'de sualtı fotoğraf yarışması düzenledi. Yarışmayı kazananlara ödülleri 19 Ekim Pazar saat 19:00'da Club Lykia World'de yapılan bir törenle verildi. 19 Ekim Pazar akşamı yapılan ikinci bir ödül töreni daha vardı. Yaptıkları çalışmalarla doğanın ve denizin korunmasına en büyük katkıyı sağlayan çevreciler "TÜDAV 2003 Yılı Çevre Ödülleri"nin sahibi oldular. Ölüdeniz ve çevresi için çalışan birçok doğa severi desteklemek ve onlarla güç birliği yapmak amacıyla verilen ödüller her kesimden birçok ismi yan yana getirdi.

Düzenlenen "Sualtı Fotoğraf Yarışması" Türkiye'nin biyoçeşitlilik açısından en zengin bölgelerinden Ölüdeniz'in sualtı zenginliklerini gözler önüne serdi. Türkiye'nin çeşitli illerinden yaklaşık 50 yarışmacının katıldığı etkinlikle sualtındaki canlı kaynakların görsel envanterinin oluşturulması için de önemli bir adım atıldı. Yarışma sonuçlarının bir de üzücü tarafı vardı. Akdeniz'deki kirlenmeyi de gözler önüne seren yarışma, bazı türlerin yokolmaya yüz tuttuğunu da ortaya koydu. TÜDAV Başkanı Prof. Bayram Öztürk, "Yarışma sonuçları gösteriyor ki, denizlerin korunması için atılacak adımlar bundan sonra çok daha büyük önem taşıyor. Akdeniz'deki kirlenmeyi önlemek ve soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan türleri kurtarmak için toplumun her kesiminden desteğe ihtiyacımız var." dedi ve herkesi göreve çağırdı.

"Ölüdeniz Lagünü ve Çevre Koruma Projesi" hedefe doğru adım adım ilerliyor
İki gün süren etkinliklerin merkezinde TÜDAV'ın 2003 yılının Şubat ayından bu yana yürüttüğü "Ölüdeniz Lagünü ve Çevresi'nin Korunması Projesi" vardı. Bu projenin ulaştığı son nokta 19 Ekim Pazar günü bir basın toplantısıyla anlatıldı. Projenin yürütüldüğü 8 aylık dönemde Ölüdeniz'de deniz suyu kalitesi izlendi, yerel halkın bilinçlendirilmesi için önemli adımlar atıldı, 4750 öğrenciye ve bölge balıkçılarına eğitimler verildi. Ölüdeniz'de turizmi çeşitlendirmek için eko-turizm çalışmalarına ağırlık verildi. Avrupa Birliği'nin Life Programı kapsamında Türkiye'de destek verdiği tek çalışma olan bu projeyle TÜDAV, Akdeniz'in en güzel ve en özellikli kıyılarından biri olan Ölüdeniz' in zengin canlı topluluğunun korunmasını hedefliyor.

 

 

 

 


TÜDAV Kelebekler Vadisi'nin Kelebeklerini Tanıtıyor...

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı'nın (TÜDAV) "Ölüdeniz Lagünü ve Çevresi'nin Korunması Projesi " adı altındaki programının hedeflerinden biri de bölgedeki turizm çeşitliliğini artırmak... Vakıf bu amaçla Ölüdeniz'in en güzel koylarından birindeki dünyada bir eşi daha olmayan "Kelebekler Vadisi"ni uluslararası düzeyde tanıtmak için bir kitap hazırladı. "Kelebekler Vadisi Kelebekleri" adlı kitabı Rıfat Kılar hazırladı.

Dünyanın en ilgi çekici doğal alanlarından biri olan Kelebekler Vadisi üzerine yazılan bu kitap bir ilk eser olma özelliği taşıyor. Bir rehber niteliğindeki kitap Kelebekler Vadisi'nde yaşayan 85 tür kelebeği tanıtmakla kalmıyor Türkiye'nin eko-turizm çeşitliliğinin boyutlarını da gözler önüne seriyor. Yılların birikimin ve dört senelik bir çalışmanın sonucu oluşan eser bugüne kadar bozulmadan kalabilmiş dünyadaki nadir doğal alanlardan birisi olan Kelebekler Vadisi'ni gezmek isteyenlere yardımcı olacak şekilde tasarlanmış. Kelebeklerin renkli resimlerinin yer aldığı kitapta türlere ilişkin ayrıntılı bilgiler veriliyor. Kelebeklerin çoğalmalarının, beslenmelerinin, görülme zamanlarının anlatıldığı kitapta endemik türler ayrıntılı olarak tanıtılıyor.

Bölgesel biyolojik özellikler taşıyan bitki ve hayvan populasyonlarını, doğal ortamlarında bir arada görme ve gözlemleme imkanı sunan Kelebekler Vadisi, başta 85 tür kelebek olmak üzere, böcekler ve diğer canlıları içeren yüzlerce türü kapsıyor. Kelebeklerin sergiledikleri güzelliklerin ve değişik yaşam formlarının gözlenebildiği vadi dünyanın dört bir yanından gelecek olan eko-turizm tutkunlarını ağırlamak için büyük bir potansiyele sahip.

Kelebekler Vadisi, milattan önceye uzanan antik tarihi ve el değmemiş doğal güzelliklerin cömertçe iç içe sergilendiği eşsiz konumu nedeniyle Türkiye'nin önemli turistik merkezlerinden biri. Turizm sektöründeki bu gelişme uzun vadede, kontrolsüz olarak sürdürülen yapılaşma sonucu, bölgeyi dünyanın gözbebeği haline getiren doğal biyogenetik rezervlerinin giderek tükenmesi ve mevcut ekolojik dengenin bozulması riskini de beraberinde getiriyor. Doğal bitki örtüsü ve hayvan populasyonlarının yaşam alanlarını giderek daraltan yapılaşmanın, acilen kontrol altına alınması gerekiyor. Bu konuda çalışmalar yürüten TÜDAV Başkanı Prof. Bayram Öztürk, turizmdeki gelişimin ve çevre koruma çalışmalarının birlikte yürütülmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Öztürk, Kelebekler Vadisi'nin özel yapısı nedeniyle bugüne kadar bozulmadan kalabilen dünyadaki nadir doğal alanlardan birisi olduğunu vurguluyor.

 

 

 

Çanlar Karadeniz İçin Çalıyor
Karadeniz Can Çekişiyor

TÜDAV Uluslararası Karadeniz Günü'nde Herkesi Göreve Çağırıyor!

Karadeniz dünyanın en yoğun petrol trafiğinin yaşandığı denizlerden biri, kirlilik tehdidiyle karşı karşıya ve birçok canlı türü artık Karadeniz'de yaşamıyor, büyük bölümünün de soyları tükenmek üzere... Yoğun gemi trafiğinin yarattığı çöp ve sintine problemleri, kontrolsüz avcılık ve kirlilik yüzünden tükenen türleriyle Karadeniz alarm veriyor. Her yıl yaklaşık 3000 yunusun öldüğü Karadeniz kendisi için alınacak önlemleri bekliyor. Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV), 31 Ekim Cuma Uluslararası Karadeniz Günü dolayısıyla dikkatleri bir kez daha bu çok önemli konuya çekmek istiyor. Uluslararası Karadeniz Günü için bir açıklama yapan TÜDAV Başkanı Prof. Bayram Öztürk, Karadeniz için acil eylem planı hazırlanmasının şart olduğunu ve bunun için Karadeniz'e kıyısı bulunan 6 ülkenin işbirliğinin şart olduğunu söyledi. Bu yıl uluslararası Karadeniz Gönüllü Kuruluşları Temsilciliğini üstlenen TÜDAV Karadeniz için komşu ülkelerin sivil toplum örgütleriyle birlikte uluslararası adımlar atıyor.
Petrol Trafiği Kontrol Altına Alınmalı
TÜDAV'ın yaptığı araştırmalara göre Karadeniz'in herhangi bir yerinde meydana gelecek petrol kazasının yaratacağı kirlilik en geç bir gün içinde Türkiye kıyılarına ulaşacak. Dünyanın en yoğun tanker trafiği bölgelerinden biri olan Karadeniz'de bu yoğunluğun yaratacağı riskleri ortadan kaldıracak, kirliliği kontrol altına alacak kapasitede araç ve tesisler yok. Ayrıca bu yoğun gemi trafiği sintine ve çöp problemleri yaratarak denizi büyük boyutlarda kirletiyor.

Milyonlarca Yıldır Karadeniz'de Yaşayan Türler Birer Birer Yokoluyor
Günümüzden sadece 30 yıl önce Karadeniz'de ticari değeri olan 26 tür balık varken bugün sadece 6 tür balık yaşıyor. Mersin, kalkan, uskumru, orkinos, kılıç ve Akdeniz foklarına Karadeniz'de rastlamak günden güne hayale dönüşüyor.
Karadeniz'de kılıç, orkinos ve uskumru bulmak artık imkansız, mersin ve kalkanlar ise ölüm kalım savaşı veriyor. Aşırı avlanma ve kirlilik canlı türlerini tehdit ediyor. Soyu tükenen türler başka canlıları da etkiliyor, zincirleme bir ilişki sonucunda başka türler de yok oluyor. Özel Deniz Koruma Alanları oluşturularak soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan türler koruma altına alınmalı ve Doğanyurt ve Boğaz çıkışı gibi doğal özelliklerini henüz kaybetmemiş olan bölgeler böylece çevresel tehditlerden uzak tutulmalı.

Yunuslar Ölmesin
Karadeniz'de her yıl kalkan avcılığı nedeniyle yaklaşık 3000 yunus hayatını kaybediyor. Kalkan ağlarına takılan yunuslar kurtulamayarak, karaya vuruyor ve hemen hergün onlarca yunus ölü bulunuyor. Bunu önlemek için kalkan balıkçılığının sınırlandırılması şart. Kirlilik de yunus ölümlerine yol açan bir diğer neden.
Tüm bu tehditlere karşı önlemler alınmazsa Karadeniz yavaş yavaş sona doğru yaklaşacak.

EGE ÜNİVERSİTESİ'NDEN ARAŞTIRMACILAR KELEBEKLER VADİSİ'NİN BİTKİ ÖRTÜSÜNÜ KEŞFE ÇIKIYOR

TÜDAV DESTEK VERİYOR

Ege Üniversitesi öğretim üyelerinden ve öğrencilerinden oluşan 28 kişilik bir ekip 8 Kasım Cumartesi ve 9 Kasım Pazar günü doğanın eşsiz harikalarından biri olan Kelebekler Vadisi'ndeki bitki türlerini araştıracaklar. Ege Üniversitesi Botanik Bölümü profesörlerinden Özcan Seçmen yönetiminde Kelebekler Vadisi'ne gelecek ekip bölgenin flora ve vejetasyonunu çalışacak. Çalışma sırasında bölgedeki bitki türlerini inceleyecek ve çeşitliliği belgeleyecekler.

TÜDAV tarafından ağırlanacak ekip cumartesi günü Ölüdeniz'e ulaşacak, bölgede bir gece konakladıktan sonra pazar akşamı İzmir'e doğru yola çıkacak. Ölüdeniz'de kaldıkları süre içinde ekibin tüm ihtiyaçları TÜDAV tarafından karşılanacak. İki günlük çalışma hem Ege Üniversitesi öğrencilerine büyük katkı sağlayacak hem de Kelebekler Vadisi'nin zengin bitki örtüsünün tanıtılması yolunda önemli bir adım atılmış olacak.

TÜDAV Ölüdeniz Ofisi Sorumlusu Mehmet Öztürk, Ege Üniversitesi'nin çalışmasına destek verecekleri için çok mutlu olduklarını söyledi. Öztürk, Kelebekler Vadisi'nin bitki zenginliğini gözler önüne serecek böylesine bir çalışmanın yapılacak olmasından dolayı heyecan duyduklarını da sözlerine ekledi.

Etkinlik için hava koşulları da göz önünde bulunduruldu. Deniz ve rüzgarın bölgeye ulaşmayı engellemesi durumunda TÜDAV ekip için alternatif bir plan hazırlamayı ihmal etmedi. Eğer hava koşulları Kelebekler Vadisi'nde çalışmaya izin vermezse bitki örtüsü çalışmaları Faralya ve Kabak bölgelerine taşınacak.

 

 

 

 

 

 

19.11.2003

TÜDAV BASIN BİLDİRİSİ

KARADENİZ,AKDENİZ VE ATLANTİK SINSIRDAŞ BÖLGELERDE YAŞAYAN DENİZ MEMELİLERİNİN KORUNMASINA DAİR ANLAŞMANIN
2. BİLİMSEL KOMİTE TOPLANTISI

BM/CMS/ACCOBAMS Anlaşması, Karadeniz ve Akdeniz ile Portekiz' in güney Atlantik Kıyısı ve Fas' ın Atlantik Kıyısındaki tüm balina ve yunusların herhangi bir şekilde zarar görmelerini önlemek ve tam korunmalarını sağlamayı amaçlamaktadır.
Anlaşma 1 Haziran 2001 tarihinde yürürlüğe girmiş olup ilk Taraflar Konferansı Sekreteryalığını yürütmekte olan Monako' da gerçekleştirilmiştir. Halen 13 ülke Anlaşmayı kabul etmiş olup ( Arnavutluk, Bulgaristan, Hırvatistan, Gürcistan, Libya, Malta, Monako, Fas, Romanya, İspanya, Suriye, Tunus ve Ukrayna ), diğer pek çok ülke de katılımcı süreçleri ile ilgili işlemleri başlatmışlardır.

Anlaşmada ayrıca, aşağıda sunulan ve ülkeler için bazı yaptırımları içeren "Koruma Planı" yer almaktadır:

" Ulusal mevzuatın kabul edilmesi ve uygulanması
" İnsan-balina-yunus etkileşiminin değerlendirilmesi ve yönetilmesi ( balıkçılık, endüstriyel ve turistik faaliyetler ile karasal ve deniz kirliliği )
" Deniz memelilerinin habitatlarının korunması ve bunlar için özel koruma alanlarının oluşturulması
" Deniz memelileri için koordineli araştırma ve izleme programlarının uygulanması ve korunmalarının sağlanması için yeni tekniklerin geliştirilmesinin sağlanması
" Anlaşmanın uygulanması için kapasitenin geliştirilmesi, bilginin toplanması ve dağılımı ile gerekli uzmanlığın geliştirilmesi kapsamında eğitim ve öğretimin sağlanması
" Özellikle uygunsuz veya tehlikeli durumların oluşması halinde acil tedbirlerin geliştirilmesi ve uygulanması

Özellikle Taraf ülkelere tavsiyelerde bulunmak ve koruma tedbirlerinin oluşturulmasına yardım etmek amacıyla kurulan Bilim Komite toplantısı, 20-22 Kasım 2003 tarihlerinde İstanbul' da, Karadeniz için oluşturulmuş olan alt koordinasyon biriminin İstanbul' da yerleşik olması vesilesi ile gerçekleştirilmektedir.
Toplantıya; ülkeler, hükümet kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarından olmak üzere 50' den fazla katılımcı iştirak etmektedir.

Toplantının başlıca konuları:

- bazı tehdit altındaki türler için ( şişe burunlu yunuslar ile yunuslar ) koruma planlarının hazırlanması
- Karadeniz' deki balina ve yunuslar için koruma planlarının hazırlanması
- Ulusal ve bölgesel bilgi ağının oluşturulması
- Kapasite gelişimi için faaliyetlerin tanımlanması
- Acil müdahale merkezinin oluşturulması
- İnsan-balina-yunus etkileşimlerinin azaltılmasına yönelik faaliyetlerin hazırlanması; kazara yakalanma, anthropogenic gürültü, ...

Bilimsel Komite ayrıca, Kasım 2004 tarihinde İspanya' da yapılacak olan ikinci Taraflar Konferansına tavsiye kararlarında bulunacaktır.

İrtibat : Ebru COŞKUN
İrtibat tel : 0532 - 586 - 12 - 12
Toplantı yeri : Pera Palas Oteli - İSTANBUL

20-21 Kasım 2003
Toplantıya TÜDAV Bilim Komitesi düzeyinde katılmaktadır.

Bildiri 1997 ] Bildiri 1998 ] Bildiri 1999 ] Bildiri 2000 ] Bildiri 2001 ]Bildiri 2002 ] [ Bildiri 2003 ] Bildiri 2004 ] Bildiri 2005 ]

Ana Sayfa ] Yorumlarınız ] Site Haritası ] About us ] TÜDAV' a İlişkin ]  

 

Bu sayfa ile ilgili tüm soru ve yorumlarınızı  admin@tudav.org adresine bekliyoruz.
Sayfanın son yenilenme tarihi: Ağustos 26, 2004