English |
Turkish (Türkçe) |
Welcome |
Hoş geldin (sg) Hoş geldiniz (pl/frm) |
Hello |
Merhaba, Selam, İyi günler |
How are you? |
Nasılsınız? (frm) Nasılsın? (inf) |
I'm fine, thanks. And you? |
İyiyim teşekkür ederim, siz nasılsınız (frm) |
What's your name? |
İsminiz nedir? (frm) Adın ne? (inf) |
Where are you from? |
Nerelisin? (inf) Nerelisiniz? (frm) |
Pleased to meet you |
|
Good morning |
|
Good afternoon |
|
Good evening |
|
Good night |
İyi geceler |
Goodbye |
Hoşça kal |
Good luck |
İyi şanslar! |
Cheers/Good health! |
Şerefe! (to honour) |
Have a nice day |
İyi günler! |
Bon appetit |
Afiyet olsun! |
Bon voyage |
İyi yolculuklar! Güle, güle! |
I don't understand |
Anlamıyorum, Anlamadım |
Please |
Lütfen |
Please write it down for me |
Lütfen yazınız |
Excuse me |
Pardon, geçebilirmiyim? (to get past) |
How much is this? |
Ne kadar? Kaça? |
Sorry |
Pardon (inf) Özür dilerim (frm) |
Thank you |
Teşekkür ederim, Çok teşekkür ederim |
|
Bir şey değil / Rica ederim |
Where's the toilet? |
Tuvalet nerede? |
Would you like to dance with me? |
Bu dansı bana lütfeder misiniz? (frm) |
I love you |
Seni seviyorum |
Get well soon |
Geçmiş olsun |
How do you say ... in Turkish? |
Türkçe'de ... nasıl denir? |
İmdat! |
|
Call the police! |
Polis çağırın! |
Happy Birthday |
|
If God wishes |
İnşallah |
| Bir(1) , iki(2), üç(3), dört(4), beş(5), altı(6), yedi(7), sekiz(8), dokuz(9), on(10), onbir(11), oniki(12) , yirmi(20), yirmibeş(25), otuz(30), otuzüç(33), kırk(40), kırkaltı(46), elli(50) , ellibeş(55), altmış(60), altmışiki(62), yetmiş(70), yetmişsekiz(78), seksen(80), seksenbir(81), doksan(90), doksanyedi(97), yüz(100), yüzdokuz(109), yüzellibir(151), ikiyüzonbeş(215), üçyüzotuz(330), bin(1000), bin dokuz yüz doksan altı(1996), milyon(milion), milyar(billion). |
Su |
water |
Fincan |
cup |
Portakal suyu |
Orange-juice |
Bardak |
glass |
Et suyu |
meat-broth |
Tabak |
plate |
Süt |
milk |
Bıçak |
knife |
Şeker |
sugar, candy, sweet |
Büyük |
big, large |
Kahve |
coffee |
Küçük |
small, little |
Sade |
no sugar |
Erkek |
man, male |
Az şekerli |
a little sugar |
Kadın |
woman |
Çok şekerli |
a lot of sugar |
Kız |
girl |
Çay |
tea |
Çocuk |
child |
Ayran |
yogurt drink |
Oglan |
boy |
Bira |
beer |
Kız |
daughter |
Şarap |
wine |
Ogul |
son |
Beyaz |
white |
Anne |
mother |
Kırmızı |
red |
Baba |
father |
Buz |
ice |
Kardeş |
sibling |
Biber |
pepper |
Kız kardeş |
sister |
Tuz |
salt |
Erkek kardeş |
brother |
Ekmek |
bread |
O |
he , she, it, that |
Tereyagı |
butter |
Bu |
this |
Peynir |
cheese |
Arkadaş |
friend, colleague |
Meze |
appetizers |
Soguk |
cold |
Et |
meat |
Tavuk |
chicken |
Balık |
fish |
Pilav |
pilaf |
Salata |
salad, lettuce |
Meyva |
fruit |
Sebze |
vegetable |
Çorba |
soup |
Sandviç |
Sandwich |
Tatlı |
dessert |
Dondurma |
ice cream, sorbet |
Çatal |
fork |
Kaşık |
spoon |
Pahalı |
expensive |