ANASAYFA / KURUMSAL / KURUCUMUZDAN

KURUCUMUZDAN

Karadeniz gibi verimli, el değmemiş bir denizde doğup büyüyüp denizi sevmeyen veya ilgisi olmayan hiç kimse yoktur. Hamsi balığının karaya vurduğu, insanların bedava kıyıdan topladığı kalanını da kuşlara bıraktığı bir dönemde başladı benim deniz ve suya olan ilgim. Bu merak ve ilgi beni Beykoz’daki Denizcilik ve Su ürünleri Meslek Lisesine götürdü. Orada aldım ilk deniz eğitimimi. Daha çok sevmeye başladım denizi, Boğaz’dan geçen gemileri. O yıllarda gemilere, aşıktık biz bir grup genç kafadar.. Üniversiteye başlayınca Jeoloji derslerinde topladığım Fosillerden Anadolu’nun eski bir deniz yatağı olduğunu öğrendim. Daha da heyecanlanmıştım.

Mezun olunca denizleri keşfetme ve öğrenme heyecanım devam etti. Antarktika dahil Okyanusları, dünya denizlerini dolaştım. Kendimi çok şanslı ve ayrıcalıklı hissettim bütün bu araştırma ve öğrenme sürecinde. Türkiye’nin nüfusunun en az % 30’ unun deniz kenarında, denize bağımlı, denizle iç içe olduğunu, balık stoklarımızın ise en az % 50 oranında azaldığını görünce korkmaya başladım. Bir şeyler yapılmalıydı…

Kirlenen, aşırı avcılık yapılan, yabancı türlerin, iklim değişikliğinin baskısı altında olan ama bize gıda, oksijen sağlayan, iklimimizi düzenleyen denizlerin korunması ve sürdürülebilir kullanılması için çaba gösterilmesi gerektiğini düşündüm. Biyolojik çeşitliliğin korunması, deniz koruma alanları oluşturulması, kıyısal ekosistemin bozulmaması, yasadışı, kuraldışı balıkçılıkla mücadele ve derin denizlerin keşfedilmesi için çaba göstermek gerekiyordu. Çünkü denizleri korumak için sevmek kısaca tanımak, araştırmak gerekiyor.

Bu arada, denizlerin korunması, kirlenmenin önlenmesi, canlı kaynaklardan sürdürülebilir şekilde yararlanılması, genç kuşaklara deniz ve ekoloji sevgisinin aşılanmasını da düşündüm. Özetle, denizleri sevdirmek ve tanıtmak gerekiyordu.

Diğer yandan, ülkemizin denizlerdeki hak ve menfaatlerinin korunması için bilimsel bir ağ oluşturulmasının zorunluluğuna inanıyordum. Bu hedef ve amaçlara ulaşmak için bir vakıf kurulmasının gerekli olduğuna inanarak 1997 yılında bir grup doğasever, denizci ve akademisyeni de yanıma alarak vakfı kurdum. Yolculuğumuz hala devam ediyor. Bana güvendikleri için hepsine çok teşekkür ediyorum. Bu süreçte denizlerle ilgili çok az şey bildiğimizi anladık. Ben ve arkadaşlarım her gün öğrenmeye devam ediyoruz.

Sizlere çağrım; bu önemli, zor ve onurlu mücadeleye katılmanız, bizlere destek olmanız, katkıda bulunmanız. Ancak hep birlikte olursak denizleri araştırabilir, koruyabilir ve gelecek kuşaklara temiz denizler bırakabiliriz. Ekosistemdeki türlerin korunmasına yardım edebiliriz. Gıda güvenliğimizi sağlayabiliriz, Mavi büyümeden payımızı alabilir ve ulusal refahımızı artırabiliriz. Unutmayalım ki, bilimsel güç en etkili deniz koruma silahıdır. Destek bekliyorum, beni, bizi yalnız bırakmayın.

Saygılarımla,

Prof.Dr. Bayram ÖZTÜRK
Kurucu, Başkan
Vakfımızın kurucularından bir kısmı (1996)
Vakfımızın kurucularından bir kısmı (1996)
Ön sıra sağdan sola: Prof. Dr. Kasım Cemal Güven, Prof. Dr. Bayram Öztürk (Kurucu), Dr. Ayaka Amaha Öztürk, Psikolog Şahika Ertan, Prof. Dr. Akın Candan Astsubay Haldun Ergünt, Prof. Dr. Neşet Kadırgan

Arka sıra sağdan sola: Prof. Dr. Hüseyin Öztürk, Prof. Dr. Şamil Aktaş, Avukat Kaptan Gündüz Aybay, Reklamcı Ender Çılgın, İşletmeci Asaf Ertan

BELGELERİMİZ

PARTNERLERİMİZ